Öğrencinin bilgisini değerlendirmek, her öğretmenin oldukça sık yapması gereken bir iştir. Yazılı sınavlar, raporlar, araştırma ödevleri, ev ödevi için alıştırmalar, sözlü sunumlar, soru ve cevap yöntemi, bilimsel projeler ve çeşitli sanatsal çalışmalar, öğretmenlerin öğrencilerinin bilgilerini ölçmede kullandıkları yöntemlerden bazılarıdır. Aslında yazılı sınavlar bir öğrenci ders notunun yaklaşık yüzde kırk beşini oluşturmaktadır.
O halde bir öğretmenin, ders saatinin üçte birinde ya da yarısında bunlardan biri veya başka bir ölçme aktivitesi ile meşgul olması sürpriz olmasa gerektirÖğrencinin bilgisini değerlendirmek için harcanan bu kadar zamana rağmen gene de bu, öğretmenlerin çoğunun sevmediği ve çok azının başarılı olduğu bir iştir. Bunun nedenlerinden biri, çoğu öğretmenin değerlendirme ilkeleri hakkında yok denecek kadar az bilgiye sahip olmasıdır.
Bir diğer neden ise , değerlendirmeyi yapan kişinin üstlendiği rolün, öğretmenin ya da yardımcının rolü ile çeliştiğinin düşünülmesidir. Değerlendirme konusunda eğitim almış olan öğretmenler, herhangi bir durumda hangi uygun değerlendirme yöntemini kullanacaklarını eğitim almamış olan öğretmenlerden daha iyi saptayabilirler
Değerlendirme ?
Kabaca düşünüldüğünde, sınıf değerlendirmesi iki ana aktiviteden oluşur: öğrencilerin ne kadar öğrendikleri ve ne kadar yetenek kazandıkları hakkında bilgi toplamak (ölçme) ve her öğrencinin öğrenim seviyesinin kabul edilebilirliği ve yeterliliği hakkında yorumda bulunmak (değerlendirme). Sınıf değerlendirmesinin bu iki kısmının ,ölçme ve değerlendirme, bir çok yolla üstesinden gelinebilinir. Örneğin, öğrencinin ne kadar öğrendiğine karar vermek için,öğrencilere sınav uygulanabilir, sözlü olarak sorular sorulabilir, ev ödevleri verilebilir, öğrencilerden araştırma yapmaları, soru çözmeleri ve sözlü sunum hazırlamaları istenebilir. Daha sonra öğretmenler bu aktivitelerin sonuçlarını ya birbirleriyle ya da belirli bir standarda göre (%90 doğru 5 ‘ e eşittir gibi...) karşılaştırarak notlandırır. Bu konu boyunca, öğrencinin bilgisini ölçüp değerlendirebileceğiniz bir çok yöntemi açıklayıp örnekleyeceğiz.
Ölçme
Ölçme, nesnelerin, olayların veya insanların niteliklerine, belirli bir kuralın yönetiminde sayıların atanmasıdır. Bizim amacımız çerçevesinde bu tanımı, insanların nitelikleri olarak kısıtlayacağız. Örneğin, bir kişinin yazı yazma beceri seviyesini o kişinin dakikada kaç doğru kelime yazdığına bakarak ölçebiliriz, veya bir kişinin matematiksel düşünme becerisini doğru çözdüğü problem sayısına bakarak ölçebiliriz. Sınıf içerisinde ya da başka bir durumda, kazanılan bilgiyi notlandırmak için kullanılan kurallar genellikle insanların kazandığı niteliklerin miktarını belirten bir sıralama yaratır
Değerlendirme
Değerlendirme ise bir takım ölçümün değeri hakkında bir kural dahilinde yapılan yargıları içerir Örneğin, bir öğrenciye 100 coğrafya sorusundan seksenini doğru cevapladın demek ne anlama gelir? Bu, kullandığımız kurallara dayanarak, öğrenmesi gereken bilginin büyük bir kısmını öğrenmiş ve yeni üniteye geçmeye hazır anlamına gelebileceği gibi , tersi, belirli bilgi eksiklikleri var ve ek derse (açıklamalara) ihtiyacı var anlamına da gelebilir.
Neden Öğrencinin Bilgisini Değerlendiririz?
Bu sorunun bir çok cevabı vardır. Bu bölümde değerlendirmenin en yaygın nedenlerinden dört tanesini inceleyeceğiz : öğrenme hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının özetlerini sağlar, öğrenme süreci hakkında bilgi verir, bireyin öğrenimindeki belirli güçlülükleri ve zayıflıkları teşhis eder ve bir sonraki öğrenme için motive eder.
Son Değerlendirme
Değerlendirmenin ilk ve belki de en açık nedenlerinden biri ilgili tüm şahıslara öğrencinin, öğretmenin hedeflediği noktalara ne kadar iyi ulaştığının açık, anlamlı ve kullanışlı bir özetini ya da hesabını vermesidir. Öğrencinin bilgisini ölçmek için yapılan bir teste, sayısal bir değer ya da harf atanması işlemine son değerlendirme denir. Bu yöntemin temel amacı, değişik görevlerde ve zamanlarda öğrencinin performansını özetlemektir.
Ara Değerlendirme
Öğrencileri değerlendirmenin ikinci nedeni ise onların gelişimini izlemektir. Önemli olan, ara sıra öğretmenlerin, öğrencilerinin gerçekleştirilen öğretimin hızından geri kalıp kalmadıkları ve o zamana kadar işlenilen bilginin anlaşılıp anlaşılmadığını bilmek istemeleridir. Öğrenme hızı ortalamanınkinden daha yavaş ya da daha hızlı veya bazı fikirleri anlamakta güçlük çeken öğrencileriniz için bir çalışma kitabı ya da bilgisayara dayalı öğretici bir programı öğretimi bütünlemesi bakımından önerebilir (uygulayabilir), yine bilgisayara dayalı olabilen yardımcı bir eğitim verebilir veya sınıf içi yetenek gruplaması yapabilirsiniz. Bu değerlendirme yönteminin amacı not vermek değil de öğrenimi kolaylaştırmak ve geliştirmek olduğu için genellikle ara değerlendirme olarak adlandırılır.
Tanı
Değerlendirme yapmamızın üçüncü nedeni ikincisini takip eder. Eğer bir öğrencinizin sınıftaki diğer öğrencilerden geri kaldığını keşfederseniz, bunun nedenini bilmek istersiniz. Çünkü sınıftaki herkesin aynı seviyede bulunmasını sağlamak için en uygun sınıf aktivitesine karar vermeniz gerekmektedir.Bu nedenle var olan bu sorunu çözecek bir değerlendirme yöntemi geliştirir veya var olan diğer yöntemleri araştırırsınız.
Öğrenme Üzerine Etkileri
Öğrenci performansını değerlendirmenin dördüncü nedeni ise öğrenme ve öğretimin birçok alanında pozitif etkileri olmasıdır. Terence Crooks’un işaret ettiği gibi, “sınıf değerlendirmesi öğrencileri neyin öğrenilmesi gerektiği hakkında karar verebilme konusunda yönlendirir, motivasyonlarını ve yeteneklerini algılama becerilerini etkiler, görüşlerini-yaklaşımlarını , kişisel çalışmalarını ayarlama becerileri kazandırır, öğrenmeyi pekiştirir ve kalıcı öğrenme stratejilerinin ve yeteneklerinin gelişimini etkiler. Değerlendirme, eğitimi etkileyen en kuvvetli güçlerden birisi olarak görünmektedir”
ÖĞRENCİNİN BİLGİSİNİ ÖLÇMENİN YOLLARI
Ölçmenin sınıf içerisinde birçok roller üstlenmesi gibi, öğretmenler de öğrencilerin neler öğrendiğini değişik şekillerde ölçebilirler. Hangi ölçme yöntemini seçeceğiniz elbette ki ders için belirlenen hedeflere bağlı olarak değişir. Bu konunun amaçlarına uygun olarak , hedefler iki geniş kategoriye ayrılabilir. Bunlar, bir şey hakkında bilgi sahibi olma (örneğin, dans sosyal bir ifade tarzıdır, mikroskoplar gözle görülemeyecek kadar küçük nesneleri incelememize yararlar) ve bir şeyi nasıl yapabileceğini bilmedir (örneğin, kare bir düğüm atma, vals dansını yapabilme, mikroskobu kullanabilme). Birisinin sahip olduğu bilginin doğruluğunu ve alanını değerlendirmek için kullanılan ölçme yöntemi yazılı sınav (test) olarak adlandırılır. Birisinin, bir işi ne kadar iyi yaptığını değerlendirmek için kullanılan ölçme yöntemi ise performans testi olarak adlandırılır. Tekrar hatırlatmak gerekirse, her iki yöntemin de öğretmenin değerlendirme deposunda anlamlı bir yeri vardır. Hangi yöntemin kullanılacağı ve hangi çapta kullanılacağı, öğrencilerinizi değerlendirmek için belirlediğiniz amacınıza ya da amaçlarınıza bağlıdır.
Yazılı Sınavlar
Öğretmenler her günün önemli bir kısmını öğrencilerin bilgisini değerlendirerek geçirmektedirler ve bu değerlendirme aktivitelerinin çoğu çeşitli yazılı testlerin verilmesi ve notlandırılması şeklinde gerçekleşir. Çoğu yazılı testler, örneğin çoktan seçmeli, doğru-yanlış, ve eşleme , kısa cevap ve kompozisyon/anlatım türlerinin bir veya birkaçının birleşmesinden oluşur. Okul hayatınız boyunca bu tip testlerin yüzlercesiyle karşılaşmışsınızdır. Şimdi, her bir testin temel özelliklerini, üstünlükleri ve dezavantajlarını inceleyelim.
Seçenekli Testler
Özellikleri
Seçenekli testlerde, öğrenci nispeten kısa ve açık uçlu soruyu okur (gövde olarak adlandırılır) ve kendisine sunulan alternatif cevaplardan doğru olanı seçer. Bu testler çoktan seçmeli , doğru-yanlış veya eşleme sorularından oluşur. Oldukça sık olarak, bu üç soru tipi aynı test içerisinde kullanılmaktadır. Seçenekli testler bazen Òobjektif testler olarak da adlandırılır. Çünkü bu testlerin basit ve belirli bir notlandırma sistemi vardır. Eğer bu tip testteki çoktan seçmeli bir sorunun cevabı (b) şıkkı olarak belirlenmiş fakat öğrenci (d) şıkkını işaretlemişse, bu soru öğretmenin öğrencinin ne kadar çok doğru yapmasını istiyor olmasından bağımsız yanlış olarak işaretlenir. Fakat bu seçenekli testlerin tamamen öznesel etkilerden bağımsız olduğu anlamına gelmez. Bu testlerde hangi alanların vurgulanacağı, soruların nasıl sıralanacağı ve hangi soruların finalde tekrar kullanılacağı, testi hazırlayan kişiye bağlı olarak değişir. Son olarak, seçenekli testler , genelde temel bilgiyi ölçmenin amaçlandığı durumlarda kullanılır. Temel bilgi olarak kastedilen, gerçek ve kesin bilgiler ve problem çözme, bir ürün yaratma gibi yüksek seviyeli işlevlerin gerçekleştirilebilmesini sağlayacak bilişsel yeteneklerdir (Stiggins, 1994).
Üstünlükleri
Bu testlerin en büyük avantajı kolay ve çabuk olmasıdır. Mesela, kısa bir zaman diliminde öğretmen bir çok soru sorabilir. Diğer bir avantajı ise notlandırmasının kolay ve güvenilir oluşudur. Hazırlayacağınız notlandırma şablonunun yardımıyla (örneğin üzerinde doğru cevapların işaretlendiği çoktan seçmeli bir cevap kağıdı gibi) birçok test oldukça hızlı ve aynı tarzda notlandırılır.
Dezavantajları
Seçmeli testler BloomÕun Sınıflandırmasının (BloomÕs Taxonomy) en alt seviyesini yansıttığı için yazması en kolay olan testlerdir. Öğretmenin kendisi tarafından hazırlanan çoğu testlerin neredeyse tüm soruları bilgi özellikle de 'hatırlama' seviyesini ölçmeye yöneliktir. Sonuç olarak bu, öğrencileri anlamlı bir öğrenme yoluna odaklanmak yerine , verilen bilgiyi kelimesi kelimesine ezberleme yoluna itmektedir. Bir başka dezavantaj ise, bu testlerle öğrencinin neyi bilip neyi bilmediğini tespit edebilmemize rağmen, öğrencinin sahip olduğu bilgilerle neler yapabileceği hakkında bize hiçbir veri sunmamasıdır.
Kısa Cevap Testler
Özellikleri
Bir veya daha çok alternatiften seçme işlemi yerine, öğrenciden sorulan soruya bir isim, kelime, deyim ya da sembol içeren kısa bir cevap vermesi istenir. Seçmeli testler gibi, kısa cevap testler de hızlı, doğru ve tutarlı bir şekilde cevaplandırılırlar. Bu nedenle kısa cevap testler de objektif bir yapıya sahiptir. Öncelikli olarak temel bilgiyi ölçmek için kullanılır.
Üstünlükleri
Kısa cevap test sorularını hazırlamak oldukça kolaydır. Bu nedenle bir testin tamamını ya da bir bölümünü oluşturmak hızlı bir şekilde gerçekleşir. Bu testlerle temel bilgiyi hem kabaca hem de derinlemesine değerlendirebilirsiniz. Çünkü öğrenciler kısa bir zaman diliminde bir çok soruyu cevaplandırabilirler. Öğrenciler kısa cevap türündeki sorulara bir yanıt vermek zorunda oldukları için bilgiyi tanımaktan çok geri çağırma işlemini yaparlar.
Dezavantajları
Bu soru tipi de seçmeli testlerle aynı dezavantajlara sahiptir. Çünkü bu soru tipleri sadece kısa ve harfi harfine cevaplardır. Öğrenciler sadece bilgiyi hatırlama işlemini gerçekleştirirler ve bu sorular öğrencilerin kazandıkları bilgileri ne kadar iyi kullanabileceğine dair bize bir ipucu vermezler. Ek olarak, beklenmeyen fakat kabul edilebilir cevaplar notlandırmayı güçleştirebilirler.
Kompozisyon/Anlatım Testleri
Özellikleri
Öğrenciden belirli kriterlere göre bir veya birden fazla, birbiriyle bağlantılı fikirleri yazılı olarak tartışması istenir. Essay tipindeki sorulara bir örnek: ÒŞartlandırma ve bilgi işleme teorilerini, temel varsayımlarını, tipik araştırma bulguları ve sınıf uygulamaları açısından karşılaştırınız.
Üstünlükleri
Kompozisyon/Anlatım testleri, öğrencilerin bilgiyi ne kadar iyi geri çağırabildikleri (hatırlayabildikleri) , organize edebildikleri ve daha önce öğrenmiş olduğu bilgilerle nasıl ilişkilendirebildiğini gösterir. Bu tür testler güzel bir şekilde tasarlandığında öğrencilerin analiz, sentez ve değerlendirme gibi yüksek seviyedeki yeteneklerini kullanmalarını sağlayabilirler. Bu isteklerden dolayı, öğrenciler genellikle test olacakları konuyu ezberlemek yerine daha anlamlı bir şekilde öğrenmeye çalışırlar.
Dezavantajları
Notlandırmadaki tutarlılık olası bir problemdir. İki öğrenci aynı soruya benzer cevaplar verebilirler fakat farklı notlar alabilirler. Ayrıca bu tip test sorularını notlandırmak oldukça zaman alıcı bir iştir. Ek olarak, öğrencilerin cevaplarını şekillendirmeleri ve yazmaları zaman alacağından bir sınavda çok az soru sorulabilir.
Performans Testleri
Son yıllarda birçok öğretmen ve ölçme uzmanı yazılı sınavların daha seyrek kullanılması gerektiği konusunda hemen hemen aynı fikirdeler. Çünkü bu testler, öğrencinin sahip olduğu bilgisinin derinliği ve soru, problem ve ödevlerde bu bilgiyi nasıl kullanacaklarına dair çok az ya da hiç bir bilgi vermemektedir. Sonuç olarak uzmanlar, performans testlerinin bir veya daha çok kez kullanılmasını önermektedir.
Performans testleri, öğrencinin daha çok ya da daha az gerçekçi koşullarda, kompleks ödevleri yaparken öğrendiği temel bilgiyi ne kadar iyi kullandığını ölçmeye çalışır. Realizm tayfının en alt seviyesinde, öğrencilerden bir harita yapmaları, bir grafiği yorumlamaları veya oldukça iyi standardize edilmiş koşullarda bir kompozisyon yazmaları istenebilir. Böylece herkes aynı işi , aynı koşullarda ve aynı süre içerisinde tamamlarlar. Realizm tayfının en üst seviyesinde, öğrencilerden bilimsel bir deney yapmaları, bir resim çizmeleri, gerçek hayattakine benzer koşullarda bir kompozisyon yazmaları istenebilir. Örneğin, öğrencilerden belirli bir süre içerisinde belirli bir konuda karşılaştırma yapacağı bir kompozisyon yazması istenebilir. Fakat, öğrencinin araştırma yaparken kullanacağı kaynaklar, yapacakları düzeltme sayısı ve ne zaman çalışacakları belirtilmez. Performans ölçümü böyle gerçekçi koşullar altında yapıldığında gerçek değerlendirme olarak da adlandırılır (Meyer, 1992). Performans ölçümü ile gereçek değerlendirmeyi kapsayan ve bunları geleneksel yazılı sınavlardan ayıran değerlendirme yöntemi Òalternatif değerlendirme olarak adlandırılır. Bu bölümde dört değişik performans test tipini tanımlayıp önemli özelliklerini irdeleyeceğiz.
Performans Test Çeşitleri
Bu günlerde öğrencilerin performans kapasitelerini değerlendirmede dört yöntem kullanılmaktadır. Bunlar: yazılı değerlendirmeler, portfolyolar, sergiler ve gösterilerdir.
Yazılı Değerlendirmeler
Bu testlerde öğrencilerden standart koşullar altında belirli bir konuda yazı yazmaları istenir. (Hayranlık duyduğunuz bir kişiyi tanıtan ve neden hayran olduğunuzu belirten bir kompozisyon yazınız gibi...) Daha sonra her kompozisyon belirlenmiş kriterlere göre iki veya daha fazla kişi tarafından notlandırılır.
Portfolyolar
Bir portfolyoda öğrencinin yapmış olduğu çalışmanın değişik evrelerini içeren bir veya daha çok çalışma parçacıkları bulunabilir. Örneğin bir öğrencinin portfolyosunda iş mektupları, roman parçacıkları, şiir ve bir araştırmanın taslak, müsvette kağıtları ve bitmiş hali bulunabilir. Bir araştırma ödevi değerlendirilirken hem süreç içerisinde gerçekleşen çalışmalar (taslak, müsvedde kağıtları gibi) hem de son ürün, değerlendirme kapsamına alınabilinir. Portfolyolar matematik ve bilim alanlarında oluşturulabileceği gibi iki veya daha fazla alanı kapsayan projeler için de oluşturulabilir. Genellikle öğrenci kendi portfolyosunda bulunması gerekenlere karar verme işlemine dahil edilir. Bazen portfolyo, örnek alınacak parçaları tasvir etmek amacıyla bir vitrin olarak kullanılır. Fakat, öğrencinin tipik performansını gösteren parçaların toplanması maksadıyla kullanılması da iyi sonuç verir. Portfolyo en iyi ve en doğru anlamında, sadece bu performanslara yer teşkil etmekle kalmaz aynı zamanda her bir öğrencinin kendi kendini ifade etme, kendini yansıtma ve kendi kendini analiz etme özelliklerini geliştirmede bir araç olma görevini de yerine getirir (Templeton, 1995).
Sergiler
Sergiler adından da anlaşılacağı gibi, resimler, çizimler, fotoğraflar, heykeller, videokasetleri ve numuneler gibi ürünlerin sergilenmesini içerir. Yazılı değerlendirmelerde ve portfolyolarda olduğu gibi sergiler de daha önceden belirlenmiş kriterlere göre değerlendirilirler.
Gösteriler
Bu tip performans testlerinde, öğrencilerden önceden öğrenmiş oldukları bilgilerle ya da yeteneklerle bir şekilde emsalsiz bir soruyu çözmeleri ( örneğin, bir soruya cevap vermek için bilimsel bir araştırma yapmak veya yanlış çalışan bir makinanın neden yanlış çalıştığının sebebini bulmak ve bu sorunu gidermek için en doğru yöntemi tanımlamak ) veya bir görevi yerine getirmeleri (örneğin, bir şiiri ezbere okumak, bir dans çeşidini öğrenip uygulamak veya bir müzik parçası çalmak...) istenir.
ÖĞRENCİNİN BİLGİSİNİ DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ
Test puanları, kısa sınav puanları, ev ödevi değerlendirmeleri, özel projeler ve laboratuvar deneyleri gibi yapmak istediğiniz bütün ölçümleri tamamladıktan sonra sayılara bazı değerler atamak zorundasınız (değerlendirmenin niteliği). Bildiğiniz gibi bu işlem bazen A dan F ye gibi harfli notlandırma cetveli ile bazen de 1 den 5 e ya da 1 den 10 a gibi sayı sistemleri ile yapılır. Tipik olarak, A notu en iyi performansı, B ortalamanın üstü performansı, C ortalama performansı, D ortalamanın altı performansı ve F notu başarısızlığı belirtir. Bu işleme başvuran iki genel yöntem vardır. Bir yaklaşım öğrenciler arası karşılaştırmaları içerir. Bu tür değerlendirme yöntemleri, öğrencileri ortalama, ortalamanın üstü ve altı diye belirttiği için "ortalamaya göre" olarak adlandırılır. Buna alternatif olan bir yaklaşım ise "kritere göre" olarak adlandırılır. Çünkü, öğrencilerin performansları belirli bir kritere göre yorumlanır. Her iki yöntemin de yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen biz, daha sonra kısaca bahsedeceğimiz gibi "kritere göre" notlandırmayı destekliyoruz
Ortalamaya Göre Notlandırma
Bu yöntem, sınıf başarısının heterojen öğrenciler arasında değişeceğini varsayar. Çünkü öğrenciler, önceki bilgiler, öğrenme yetenekleri, motivasyon ve yetenek bazında farklılık gösterirler. İdeal şartlar altında (farklı öğrenci gruplarından elde edilmiş yüzlerce puanlarla), bu değişim çan eğrisi veya normal bir dağılım gösterir. Yani, bu puanlar alçaktan yükseğe dağılır. Bu nedenle, ortalamaya göre notlandırma işlemleri Òeğri üzerinde notlandırma olarak da adlandırılır.
Kritere Göre Notlandırma
Bu notlandırma yöntemi öğrencilere hatalardan ders almaları ve anlama düzeylerini ve performanslarını yükseltmeleri konusunda imkan tanır. Dahası, bu yöntem bireysel ve bazen de işbirliğine dayanan bir ödül yapısı kurar, bu da, diğer sistemlerden daha büyük çapta bir öğrenme gerçekleştirmek için motivasyonu besler.
Kritere göre ölçme sisteminde, öğrencinin alacağı notlara her öğrencinin başarı ya da performans için belirlenmiş bir standarda ya da bir kritere ulaşıp ulaşmadığı kapsamında yapılan bir karşılaştırma yöntemi ile karar verilir. Sınıfın geri kalanındaki öğrencilerin başarılı olduğu ya da olmadığı önemli değildir. Bu nedenle, notların her çeşit dağılımı mümkündür. Her öğrenci A veya F alabilir, ya da hiç bir öğrenci bu notları almayabilir. Kritere göre yönteminde, çok aşağıdaki veya kalma derecesindeki notların çok az görülmesi eğilimini kısaca tartışacağız.
Kriter göre notlandırmanın yaygın bir şekli, doğru cevapların toplam test soru sayısına oranına göre not verilmesidir. Örneğin, bütün test sorularının en az %85Õ ini doğru yapan öğrencilerinizi A ile ödüllendirmek, %75Õi ile %84Õ ünü doğru cevaplayanlara B vermek gibi...Gerçekçi kriterler belirleyerek bu notlandırma yöntemini adilce kullanmak için, öğrencilerin gösterebilecekleri performans seviyeleri hakkında bir ön bilginizin olması gerekmektedir. Ortalamaya dayalı ve kritere dayalı notlandırma sistemlerinin her ikisi de öğrenciler arasındaki karşılaştırmalara dayanırlar, fakat, sadece ortalamaya göre sistemi bunu notlara karar vermede direkt olarak kullanır.
Kritere göre notlandırma sistemi (ve kritere göre sistemine göre hazırlanmış testler testleri) son zamanlarda oldukça popüler olmaya başladı. Bunun başlıca üç nedeni vardır. İlki, eğitimcilerin ve ebeveynlerin ortalamaya göre testlerinin ve notlandırma sisteminin öğrencinin güçlü ve zayıf yönleri hakkında çok az bilgi vermesinden yakınmalarıdır. İkincisi, eğitimciler,açıkça belirtilen hedeflerin performans standartlarını veya kriterlerini oluşturduğuna ve bunların da en iyi kritere göre test ölçüleri ile değrlendirilebildiğine inanmaya başlamalarıdır. Üçüncüsü ve belki de en önemlisi ise, okul öğrenimi hakkındaki çağdaş teoriler, öğrencilerin büyük bir kısmının, okul hedeflerini doğru koşullar altında yerine getirebileceğini söylemektedir. Eğer bu varsayım doğru ya da doğruya yakın ise , performanstaki değişmelere dayanan ortalamaya göre ölçme ve notlandırma prosedürleri çekiciliklerini kaybedecektir. Çünkü artık önemli olan öğrencilerin birbirlerine göre değil kendi içlerindeki gelişimin
SINIFTA KULLANILABİLECEK ÖNERİLER : ETKİLİ DEĞERLENDİRME TEKNİKLERİ
1. Raporlama zamanında olabildiğince erken, ne zaman ve ne sıklıkta test ve diğer değerlendirmeleri yapıcağınıza karar verin. Testleri ve değerlendirmeleri duyurun.
2. Bir içerik taslağı hazırlayın ve/veya her bir sınavda ölçeceğiniz hedefleri belirten bir tablo oluşturun, veya öğrencilerinizin gerçekleştirdiği bir yetenek veya bilginin sistematik bir örneğini sağlamaya gayret edin.
3. Sınıfınızdaki öğrencilerin gelişimsel karakterlerini ve sizin sınıfınızın seviyesi için müfredatın yapısını göz önüne alarak her bir testin ve ölçme alıştırmasının amacını düşünün.
4. Yazılı bir sınav mı yoksa performans testinin mi daha uygun olacağına karar verin.
5. Ayrıntılı bir cevap anahtarı hazırlayın ve kullanın.
a. Her bir cevabı, cevap anahtarı ile karşılaştırarak değerlendirin.
b. Yaptığınız değerlendirmeyi savunmaya hazırlıklı ve istekli olun.
6. Notlandırma süresince ve sonra , soruları ve cevapları ileriki sınavları geliştirmek amacı ile analiz edin.